5 Ekim 2008 Pazar

STRESİN BELİRTİLERİ VE ETKİLERİ

Stresin belirtileri konusunda, farklı sınıflandırmalar mevcuttur. Bu sınıflandırmalar aşağıda özetlenmiştir.

 

§   PEHLİVAN, (1995,s.17) Stres belirtilerinin, fiziksel, davranışsal ve psikolojik olmak üzere üç grupta incelendiğini belirtmiştir:

 

a)            Fiziksel Stres Belirtileri

 

1.            Tansiyon Yükselmesi: Stresli durumlara  karşı bedensel tepki, en çok kalp ve damar sistemi üzerinde görülmektedir. Stres ve yüksek tansiyon arasındaki ilişki uzun süredir bilinmektedir.

 

2.            Sindirim bozukluğu: Sindirim sisteminde yer alan mide ve barsaklar insanın heyecanını yansıtan organlardır. Stresli durumlarda heyecanlar, iştahsızlık, mide bulantısı, karın ağrısı ve barsak işlevlerinde artma ya da bozukluk yaratabilmektedir.

 

3.            Terleme: Korku, öfke ve stres durumları terlemeyi artırır. Cuno ve arkadaşları insanda terlemenin iki türlü olduğunu, birinin ısıdan, diğerinin ise stresten kaynaklandığını belirtmişlerdir. Stres terlemesi özellikle avuç içi, ayak tabanı ve koltuk altında görülürken, ısı kaynaklı terleme daha çok baş, boyun ve gövdede yaygın biçimde görülür.

 

4.    Nefes Darlığı: Stres tepkisi sırasında , bireyler daha fazla oksijen alma gereksinimi duydukları için daha sık ve kesik kesik nefes alma görülür. Stres solunum sisteminin önemli ölçüde etkileyen bir durumdur. Ayrıca duygusal stresler ani bir astım krizini başlatabilir.

 

5.            Başağrısı: Stres ve stresin doğurduğu gerginlik ağrıları arasında önemli bir ilişki vardır. Stresin neden olduğu gerginlik, damarların daralmasına, kafanın belli bölgelerine giden kan akımının bozulmasına ve o bölgeye giden kanın bir hayli azalmasına neden olur. Stres nedeniyle ortaya çıkan adale kasılmaları çeşitli başağrılarına yol açar. Baş, boyun ve omuz kaslarının hepsi veya bir grup adale kasılınca ense ve baş ağrısı hissedilir.

 

 

6. Yorgunluk: Bir işyerinde personelin yorgunluk belirtileri göstermelerine neden olan temel etmenler çalışma koşulları, personelin fiziksel durumu (beslenme düzeni, dinlenme olanakları, duygusal ve ailevi durumu) ve sürekli aynı kasların çalışmasından kaynaklanan kas yorgunluğudur.

 

7.Allerji:  Stres, bireylerde aşırı duyarlılık oluşmasında önemli bir rol oynar. Aşırı duyarlılık tepkileri, bedenin bağışıklık sistemi üzerinde etki yapan allerji tepkileridir. Bu aşırı duyarlılık  kasılma, şişme ve kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkarır. Birçok kişide yalnızca stres durumlarında ortaya çıkan allerjiler görülmektedir. Bu bir anlamda bedenin strese karşı uyarılmasıdır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, nasıl bir mekanizma izlediği bilinmese de stresin bireyleri allerjik tepkilere karşı duyarlı hale getirdiğini göstermiştir.

 

8. Mide Bulantısı: Stresin fizyolojik etkileri nedeniyle mide ve sindirim sisteminin etkilenmesi mide bulantısı yapabilir. Özellikle salgılanan adrenalin hormonunun mide bulantısında etkili bir rol oynadığı bilinmektedir. Bu durum genellikle stres tepkisinin son bulması ile ortadan kalkar.

 

b)           Davranışsal Stres Belirtileri

 

1. Uykusuzluk:          Nedeni ne olursa olsun, insanın ruh sağlığındaki en küçük dalgalanma bile , kendisini uyku düzenindeki bir bozuklukla ortaya koyar. Stres altındaki bireylerde uyku zorluğu iki biçimde ortaya çıkabilir. Bunlardan ilki, uykuya dalma güçlüğü; ikincisi ise, gece boyunca kesintisiz olarak uyuyamamaktır. (Schafer, 1987, s.59). Bir başka uyku bozukluğu ise uzun süre uyunduğu halde sabah dinlenmiş olarak uyanamamak biçiminde ortaya çıkabilir.

 

2. Uyuma İsteği: Stres altındaki bireylerin büyük bir bölümü uyku zorluğu çekerken, bazıları ise tam tersine aşırı derecede uyuma isteği duymaktadır. Bazı insanlar stresli durumlarda yaşadıkları kaygı, gerilim ve

zorlanmadan uzaklaşmak için  uyumayı bir kaçış olarak kullanırlar.

 

3. İştahsızlık: Aşırı stres durumlarında bireylerde yaşama karşı ilgi azaldığı gibi, buna paralel olarak beslenme gereksinimi de yavaşlar ve iştah kaybolur. Bireyler sağduyuları ile yemek yemeye çalışsalar bile, bunalım ağırlaştıkça yemeğe olan ilgi iyice azalır. Düzenli beslenememek ise bireyin fiziksel gücünü olumsuz yönde etkiler.

 

4. Yeme Alışkanlığında Artış: Stresin fizyolojik  etkilerine ilişkin olarak yapılan araştırmalarda, kronik stres altındaki bireylerde kilo kaybetme eğilimi görülmekle birlikte , herkes için bu durum geçerli değildir. Bazı insanlar  stres altındayken gittikçe kilo alır. Bunun nedeni insanların yemeyi bir başa çıkma mekanizması olarak kullanmaları ve günlük yaşamın güçlüklerine karşı bir tepki olarak geliştirmeleridir. Aşırı yemek neden bir savunma mekanizmasıdır ? Bunun iki açıklaması vardır. İlk olarak birşeyler yemek insanın dikkatini dağıtır. Eller, beyin ve ağız yemekle uğraşırken , sorunlar hakkında endişelenmek için çok fazla zaman harcanmaz. İkinci olarak , yemenin hipotalamus ve zihin üzerinde yatıştırıcı bir etkisi vardır.

 

5. Sigara Kullanma:             Stres içindeki bireyler gerginliklerini azaltmak için sigara içerler. Özellikle kaygılı bir kişilik özelliğine sahip bireyler, stresle karşı karşıya kaldıklarında sigaraya sarılarak, bırakmışlarsa bile yeniden başlarlar. Ancak sigara uzun süre kullanıldığında içinde bulunan nikotinin merkezi sinir sistemi üzerinde yaptığı etkiler nedeniyle  bağımlılık yaratır. Sigara içilmediğinde, sıkıntı gerginlik artar. Ruhsal güç azalır, zihinsel işlevler yavaşlar, yorgunluk, bitkinlik, iştahsızlık ve uykusuzluk belirtileri görülür.

            Sonuç olarak sigara içmek bir yandan günlük sorunlarla başa çıkmak için bireye gerekli olan enerji düzeyini azalttığı gibi, diğer yandan kalp krizi nedeniyle erken ölüm, akciğer kanseri, bronşit vb. gibi hastalıkların da temel nedenidir.

 

6. Alkol Kullanma: Birçok kişi alkolün gerilimi azalttığına , endişelerden uzaklaştırdığına, memnuniyet verici duyguları artırdığına, toplumsal yeteneği geliştirdiğine ve yaşamı daha iyi algılamayı sağladığına inanır. Bir yatıştırıcı olarak alkol,merkezi sinir sisteminin etkinliğini azaltır. Kısa dönemli ve az alınan alkolün, depresif duyguları azaltmasına karşın, düzenli olarak, uzun dönemli ve aşırı miktarda alınan alkol, depresif duyguları daha da artırır. Alkol küçük acı ve ağrıları dindirir ve kişiyi gevşetir. Ancak alkol, aşırı alındığında sarhoşlukla birlikte  saldırgan davranışlara yol açar.

 

c)            Psikolojik Stres Belirtileri 

 

1. Gerginlik: Stres yaratan bir durumla karşılaşıldığında bireyde, kas ve sinirsel gerilim ortaya çıkar. Gerginlik hem kendisi bir stres belirtisidir hem de gerginlik nedeniyle ortaya çıkan diğer tepkilerin başlatıcısıdır.

 

2. Geçimsizlik: Genellikle stres, kişi ile sınırlı kalmamaktadır. Stres, sözel ve fiziksel olarak başkalarına kötü davranışlara yol açar. Stres içindeki birey, bu sıkıntısını iş ve aile çevresine olumsuz bir şekilde yansıtmaktadır.

            Geçimsizliğin önemli nedenlerinden biri olan öfke, kişinin kendi yetersizliğinden kaynaklanan aşağılık duygusu ve kaygıdan kurtulmak için başvurduğu bir savunma nedeni olarak ortaya çıkmaktadır. Genellikle öfke, kızgınlık ve saldırganlık birbiriyle yakından bağlantısı olan kavramlardır. Saldırgan davranışların duygusal düzeyinde, öfke ve kızgınlıktan başka farklı derecelerde kin, nefret, düşmanlık gibi bütün yok edici duygular da bulunabilir

 

3. İşbirliğinden Kaçınma: Stres altındaki bazı bireyler toplumsal yaşantıdan kendilerini çekerek, yalnızlık duygusuna kapılırlar. Bu durum aile, toplum veya iş ortamındaki diğer bireylerle ilişkilerden yalıtıma neden olur. Böylece bireyin toplumsal destek ve paylaşım olanaklarını ortadan kaldırır. İnsanların aniden içine kapanması, diğer bireylerden uzaklaşması önemli bir stres göstergesidir.

 

4. Sürekli Endişe: Stres tepkisi nedeniyle veya aşırı yorgunluk durumlarında endişe artar. Stres tepkisinin en belirgin belirtilerinden biri, bireyin sürekli endişe içinde olmasıdır. Beden hareketleri yapılarak, derin nefes alındığında oksijen miktarı artar ve endişeye neden olan laktik asitin oksitlenerek kandan atılması çabuklaşır. Ancak hareketsizlik durumu devam ederse endişe de sürecektir.

 

5. Yetersizlik Duygusu: Yetersizlik ve işlevsizlik bireyleri acı, ümitsizlik ve bunalıma götürür. Böylece oluşan kötü döngü bireyin enerjisini alır ve iş yapacak güç bırakmaz.

 

6. Yersiz Telaş: Herkes beklenmedik ve alışılmadık durumlarda telaşa kapılabilir. Ancak önemli ve uzun süreli stres durumları bireylerin normal ve alışılmadık işlevleri yerine getirmelerini engelleyerek, sürekli ve yersiz bir telaş içine girmelerine yol açabilir.

 

 

§   ROWSHAN (1998, s.17), stres belirtilerini, ruhsal,sosyal, duygusal, zihinsel, fiziksel olmak üzere, 5 başlık altında incelemiştir. Buna göre,

 

*Ruhsal Stres Belirtileri:  İçinde bir boşluk hissetme, hayatın anlamının kaybolması, yönünüzün kaybolması, suçluluk duygusu, diğer insanlara düşmanlık duyma, suç işleme vb.. (Rowshan, 1998, s.18)

 

*Sosyal Stres Belirtileri:  Diğer insanlardan soyutlanmak, acı duyma ve gücenme, ben merkezli olma, yalnızlık, geriye çekilme, toleranslı olamama, insanlarla ilişki kuramama,insanlara sıkıntı verme vb.. (Rowshan, 1998, s.18)

 

*Duygusal Stres Belirtileri:  Duyguların sık sık değişmesi, huzursuzluk duyulması, kızgınlık, depresyon, üzüntü, soğukluk, kabus görme, ümitsizlik duygusu, sakinleşememe, aşırı ağlama, sinirsel gülme krizleri, heyecan duymama, vs... (Rowshan, 1998, s.18)

 

*Zihinsel Stres Belirtileri:  Sık sık hafıza kaybı, düşüncelerin zihne hücum etmesi, konsantrasyonda güçlük çekilmesi, karar vermede güçlük çekilmesi, can sıkıntısı, kafa karışıklığı, karamsarlık, fobiler, intihar etme düşüncesi vs...

 

*Fiziksel Stres Belirtileri:  Kalp çarpıntısı, kan basıncının artması, kabızlık, titreme, kulak çınlaması, sırt ağrısı, göğüs ağrısı, kalp spazmı, kas gerilmesi, ellerin ve ayakların buz kesmesi, deri hastalığı, ani kilo değişmesi, kronik yorgunluk, uykusuzluk, baş ağrıları, el ve ayak parmaklarında hissizlik, seks isteğinin kaybolmasıdiş gıcırdatma, tırnak yeme, alkol ve sigara içiminde artış, hazımsızlık, alerjiler, ülser, aşırı terleme, boğazda ve ağızda kuruluk, titreme, sinirsel tikler, sık sık idrar yapma, sık sık adet görme, düzensiz aralıklarla yemek yeme, nefes kesikliği, baş dönmesi ve bayılma, kekelemek vs... (Rowshan, 1998, s.19)

 

§  Uzm. Psk. YEŞİM TAŞ ve Uzm. Psk. SEVDA SAKARYA tarafından, Gary Ginter'ın "Stress Management" adlı broşüründen yararlanılarak hazırlanan makalede ise  stres belirtileri 3 başlık altında incelenmiştir:

*Fizyolojik belirtiler arasında adele ağrıları, mide bozuklukları, hazımsızlık, başağrıları, kalp çarpıntıları, ishal/halsizlik, ellerin terlemesi, ağız kuruluğu, yerinde duramama ya da yorgunluk sayılabilir.

* Psikolojik belirtiler ise endişelenme, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, sinirlilik ya da kontrolsüzlük duygusu, kendini üzüntülü, kızgın ya da zaman baskısı altında hissetme şeklinde sıralanabilir.

*Davranışsal belirtilere örnek olarak da şunlar verilebilir: bir maddeye aşırı düşkünlük (alkol, ilaç ya da yemek gibi), uykusuzluk ya da aşırı uyuma, gevşeme ya da sakinleşme açısından güçlükler, telaşla oradan oraya koşuşturmak, sosyal ortamlardan kaçınma, huzursuzluk, kızgınlık ya da sakarlık.

 

§  ATKİNSON VE DİĞERLERİ (1995, s.591), stresli zamanlarda insanların geçmişte işlemiş olan davranış örüntülerine başvurma eğilimde olduklarını söylemişlerdir. Buna göre, tedbirli kişi daha tedbirli olup tamamen içine çekilebilir; saldırgan kişi denetimi kaybedebilir ve dikkatsizce her yöne saldırabilir. Yine Atkinson ve diğerlerine göre (1995, s. 592), stresin bir çok fizyolojik etkileri vardır. Şiddetli stres, (merkezi sinir sistemini etkileme yoluyla, hormonal dengeleri değiştirip) bir bireyin bağışıklık tepkilerini bozabilir ve böylece vücudun bakteri ve virüslerle  mücadele etme yeteneğini azaltabilir. Gerçekten de, duygu- heyecan ile ilgili stresin, tüm tıbbi sorunların yüzde ellisinden fazlasında rol oynadığı tahmin edilmektedir. Psikosomatik tıp – psikolojik değişkenlerle fiziksel sağlık arasındaki ilişkiyi inceleyen dal- disiplinlerarası araştırmaların giderek artan öneme sahip olan bir alanı olmuştur. “Psikosomatik” terimi, Yunanca psyche (“akıl”) ve soma (“vücut”) kelimelerinden türemiştir. Alerjiler, migren, başağrıları, yüksek tansiyon, kalp hastalığı, ülserler ve hatta akne, duygu- heyecanla ilgili stresle bağıntılı olduğuna inanılan hastalıklardan bazılarıdır.

 

Stres belirtilerinin bir başka sınıflandırması ise, şöyle yapılmıştır: Stres, bazen depresyon, iç sıkıntısı, kendini bitkin hissetme, cinsel isteksizlik, çevredeki insanlara karşı kırıcı davranma gibi psikolojik ve duygusal belirtilere neden olur. Bazen de, başağrısı, sırt ağrısı, uykusuzluk, çarpıntı, mide-barsak sistemi şikayetleri, cilt problemleri gibi fiziksel şikayetlere yol açar. Çoğunlukla da bu iki grup belirtiler beraber görülür. Sonuçta kişinin çalışma yaşamındaki performansı bu durumdan etkilenir. Kişi  kendini disorganize hisseder, işine yeterince konsantre olamaz ve normal koşullarda yapmayacağı hataları yapabilir.. 

Hiç yorum yok: